Avrupa’nın En Güzel 10 Küçük Kasabası

Avrupa’yı keşfetmenin en güzel yollarından biri, büyük şehirlerin ve klasik gezi rotalarının biraz dışına çıkıp küçük kasabalara doğru yol almak. Orta Çağ’dan kalma surların içinde saklanan yerleşimler, göl kıyısındaki Alp kasabaları, rengarenk evlerle çevrili dar sokaklar ya da denizin hemen yanı başındaki eski balıkçı köyleri, Avrupa’nın çok farklı köşelerinde keşfedilmeyi bekliyor. Üstelik bu küçük kasabaların her birinin güzel manzaralarının ötesinde anlatacak farklı farklı hikayeleri var. Kimi yüzyıllardır süren şarap veya tuz üretimiyle, kimi sıra dışı mimarisi, tarihi yapıları ya da bulunduğu coğrafyayla diğerlerinden ayrılıyor.

Avusturya’dan Norveç’e, Portekiz’den Arnavutluk’a uzanan bu seçkide, farklı karakterleri ve korunmuş dokularıyla Avrupa’nın en güzel 10 küçük kasabasına gelin daha yakından bakalım!

Hallstatt, Avusturya

hallstatt
Avrupa’nın En Güzel 10 Küçük Kasabası – Hallstatt

Dört mevsim boyunca bambaşka renklere bürünen kasaba, özellikle göl kıyısındaki pastel renkli evleri, ara sokakları ve tarihi meydanı ile kısa sürede keşfedebileceğiniz ama uzun yıllar unutamayacağınız bir güzellik sunuyor.

Avusturya Alpleri’nin arasında, aynı adı taşıyan gölün kıyısına kurulan Hallstatt’ın ünü yalnızca kartpostalları andıran manzarasından gelmiyor. Bu bölge, yaklaşık 7000 yıllık olduğu tahmin edilen dünyanın bilinen en eski tuz madenlerine sahip. Füniküler ile ulaşılabilen tuz madenleri profesyonel rehberlerle ziyaret edilebiliyor. Binlerce yıllık ahşap merdivenler ile Bronz ve Demir Çağı’na ait komplekslerden oluşan bu sıra dışı tarihi miras, Hallstatt’a gelmişken görmeden geçilmemeli.

St. Michael Kilisesi yanında bulunan Beinhaus (Kemik Evi) ise Hallstatt’ta ziyaret edebileceğiniz ilginç yerlerden biri. Çeşitli motiflerle süslenip boyanmış yüzlerce kafatasının sergilendiği kemik evi görülmeye değer.

Cesky Krumlov, Çekya

Vltava Nehri’nin keskin bir kıvrımla çevrelediği Cesky Krumlov, yukarıdan bakıldığında neredeyse nehrin içine çizilmiş gibi görünen tarihi merkeziyle Çekya’nın en etkileyici küçük kasabalarından biri; haliyle de Avrupa’nın en güzel 10 küçük kasabası listesinin de olmazsa olmazı.

UNESCO Dünya Mirası listesindeki eski kent, Arnavut kaldırımlı sokakları, Rönesans ve Barok stilde evleriyle büyük ölçüde korunmuş durumda. Kasabanın üzerinde yükselen Cesky Krumlov Kalesi ise Prag Kalesi’nden sonra ülkenin en büyük ikinci kale kompleksi. Kalenin kulesine çıkarak Vltava’nın çevrelediği kırmızı çatılı eski kenti ve dar sokakları seyretmek burada yapabileceğiniz en güzel aktivitelerden biri.

Kasabanın en ilginç yapılarından biri de 18. yüzyıldan kalma Barok tiyatro. Özgün sahne dekorları, kostümleri ve ahşap sahne mekanizmasının önemli bölümünün günümüze ulaşmış olması burayı Avrupa’daki nadir örneklerden biri haline getiriyor.

Yaz ayları için bir seyahat planlıyorsanız, Vltava Nehri’nde bu mevsimde kano ve rafting yapılabildiğini de not olarak ekleyelim.

Eguisheim, Fransa

Eguisheim
Avrupa’nın En Güzel 10 Küçük Kasabası – Eguisheim

Alsace Şarap Rotası üzerinde yer alan Eguisheim, rengarenk ahşap evleri ve çiçeklerle süslü sokaklarıyla bölgenin en fotojenik kasabalarından biri.

Eguisheim’ı benzer Alsace kasabalarından ayıran en ilginç özellik ise yerleşim planı. Tarihi kasaba merkezi, eski kalenin çevresinde iç içe geçmiş halkalar şeklinde dar sokaklardan oluşuyor. Bu nedenle kasabayı keşfetmenin en güzel yolu belirli bir rota izlemekten çok bu dairesel sokaklarda dolaşmak. Zaten bu küçük kasabayı yarım günde tamamen gezebilirsiniz. Rue du Rempart boyunca sıralanan pastel renkli evler Eguisheim’ın en ikonik görüntülerini oluşturuyor; burada vereceğiniz fotoğraf molaları geziyi uzatabilir.

Kasabanın çevresi ise yüzyıllardır bağcılıkla şekillenmiş; Alsace’ın önemli üzüm bağları yerleşimin hemen dışında başlıyor. Şarap mahzenleri ve üreticilerle karşılaşabileceğiniz Eguisheim, böylece yalnızca güzel mimarisiyle değil, şarap kültürüyle de öne çıkıyor.

Bu bölge özellikle Noel pazarları döneminde çok renkli ve ilgi çekici olsa da yazın düzenlenen şarap festivali ve leylek festivali sırasında da oldukça şenlikli hale geliyor.

Rothenburg ob der Tauber, Almanya

Bavyera’nın kuzeyinde yer alan Rothenburg ob der Tauber, Orta Çağ’dan kalma şehir dokusunu günümüze kadar koruyabilmiş, Avrupa’nın en etkileyici küçük yerleşimlerinden biri.

Tarihi merkezin büyük bölümünü çevreleyen surların üzerinde yürüyerek turuncu çatılı evleri, kuleleri ve Tauber Vadisi’ni farklı açılardan görmek mümkün. Kasabanın en çok fotoğraflanan noktası ise iki tarihi kule arasındaki sarı renkli ahşap evin bulunduğu Plönlein.

Marktplatz çevresindeki tarihi yapılar ve dar sokaklar da Rothenburg’un karakteristik görünümünü tamamlıyor. Kasabanın geçmişinin daha karanlık tarafını merak edenler için Orta Çağ suç ve hukuk tarihine ayrılmış Medieval Crime and Justice Museum oldukça sıra dışı bir durak.

Bu minik kasabaya yolunuz düştüğünde deneyimlemenizi tavsiye edebileceğimiz bir diğer aktivite de hava kararınca belediye binası önünden başlayan, meşale taşıyan bir gece bekçisi eşliğinde yapılan Night Watchman’s Tour.

Rothenburg’un en renkli ama bir o kadar da kalabalık döneminin Noel zamanı olduğunu da ekleyelim.

San Gimignano, İtalya

avrupanin en guzel kasabalari
Avrupa’nın En Güzel 10 Küçük Kasabası – San Gimignano

Toskana’nın üzüm bağları ve tepeleri arasında yükselen San Gimignano, zamanın durduğu bir Orta Çağ kasabası gibi. Dar sokaklar, taş kuleler ve kasabayı çevreleyen üzüm bağları ile İtalya’nın en güzel küçük kasabalarından biri.

Piazza della Cisterna ve Piazza del Duomo, kasabanın en karakteristik meydanları. Ayrıca ziyarete açık kulelerden Torre Grossa’ya çıkarak muhteşem Toskana manzarasını seyredebilirsiniz. Kasaba, çevresinde yetiştirilen üzümlerden üretilen Vernaccia di San Gimignano beyaz şarabıyla da tanınıyor; dolayısıyla burada Orta Çağ mimarisi ile Toskana’nın bağcılık geleneği aynı küçük kasabada buluşuyor.

Piran, Slovenya

Slovenya’nın Adriyatik kıyısında bulunan Piran, uzun yıllar Venedik etkisi altında kalmasının izlerini bugün hala taşıyan bir sahil kasabası. Pastel renkli binaları, dar taş sokakları ve denize açılan meydanları nedeniyle burada Orta Avrupa’dan çok İtalya kıyılarında olduğunuzu düşünmeniz mümkün.

Kasabanın kalbini oluşturan Tartini Meydanı, adını Piran doğumlu kemancı ve besteci Giuseppe Tartini’den alıyor. Piran’ın en güzel manzaralarından biri için St. George Kilisesi’nin bulunduğu tepeye ya da eski şehir surlarına çıkabilirsiniz. Ayrıca Adriyatik’in en güzel gün batımı manzaraları ve en romantik akşam yemekleri için de Piran son derece doğru bir nokta.

Bu minik liman kasabasında sanat meraklılarını çok mutlu edebilecek bir sürü sanat galerisi mevcut.

Eğer bir sonbahar seyahati planlıyorsanız, bu yazımızda önerdiğimiz rotalar dışında başka fikirler için en güzel yurt dışı sonbahar rotalarını derlediğimiz bu yazımıza da bir göz atabilirsiniz.

Obidos, Portekiz

obidos portekiz
Avrupa’nın En Güzel 10 Küçük Kasabası – Obidos

Portekiz’in en iyi korunmuş Orta Çağ kasabalarından Obidos, surlarla çevrili tarihi merkezi, beyaz badanalı evleri ve sarı-mavi detaylarla süslenmiş dar sokaklarıyla ülkenin en fotojenik yerleşimlerinden biri.

Bu minik kasabayı keşfetmek için surların arasında yer alan sokaklarda bir gezintiye çıkabilirsiniz ya da surların üzerinde boydan boya yürüyerek kente tepeden bakabilirsiniz.

Rua Direita boyunca yürümek, Obidos Kalesi’ne çıkmak, Santa Maria Kilisesi’ni görmek, bir çırpıda yapabileceğiniz aktiviteler. Azulejos olarak adlandırılan, birçok yapıda rastlayabileceğiniz Portekiz’in meşhur mavi-beyaz seramikleri de bu kasabada sık sık karşınıza çıkacak güzel detaylardan birisi.

Obidos’a gelmişken, kasabayla özdeşleşen Ginja likörünü mutlaka denemelisiniz. Çikolatadan yapılmış ufak fincanlarda servis edilen likörü beğenirseniz buraya özgü servis şekliyle paketlenmiş halde hediyelik olarak da alabilirsiniz.

Albarracin, İspanya

İspanya’nın Aragon bölgesinde, kayalık tepelerin arasına kurulmuş olan Albarracin, pembe ve kızıl tonlarındaki evleriyle, Orta Çağ dokusunu korumuş çok güzel bir tarihi kasaba. Endülüs döneminde başkentlik de yapan kasaba hem İslami hem de Orta Çağ mimarisinin izlerini taşıyor.

Dar ve kıvrımlı sokakları, ahşap balkonları ve sokaklar boyunca tepeye doğru yükselen düzensiz evleri, kasabanın kendine özgü görünümünü oluşturuyor. Bunun en güzel örneklerinden biri, dar bir sokağın köşesine sıkışmış gibi duran ve eğri cephesiyle kasabanın simgelerinden biri haline gelen Casa de la Julianeta; burada en çok fotoğraflanan noktalardan birisi.

Albarracin’in üzerinde yükselen Orta Çağ surlarına çıktığınızda ise pembe evlerin oluşturduğu tarihi merkez ile çevredeki sarp araziyi birlikte görebilirsiniz. Albarracin Katedrali’nin kulesi de kasabanın manzarasında en dikkat çekici öğelerden.

Reine, Norveç

norvec reine
Avrupa’nın En Güzel 10 Küçük Kasabası – Reine

Norveç’in Lofoten Adaları’nda, denizden neredeyse dik biçimde yükselen dağların arasına kurulmuş Reine, listedeki diğer kasabalardan tamamen farklı bir manzaraya sahip. Küçük limanın çevresine sıralanan kırmızı ve beyaz geleneksel balıkçı kulübeleri, Reine’nin en karakteristik görüntüsünü oluşturuyor. Geçmişte balıkçıların konaklaması için kullanılan bu yapıların bir bölümü bugün ziyaretçilere açık konaklama yerlerine dönüştürülmüş durumda.

Kasabayı yukarıdan görmek için en etkileyici nokta, dik bir yürüyüş parkuruyla ulaşılan Reinebringen. Zirveden Reine, çevredeki küçük adalar ve sivri Lofoten Dağları birlikte görülebiliyor. Yakındaki Hamnoy ve Sakrisoy da kısa mesafede keşfedilebilecek balıkçı köyleri. Ayrıca kuzey ışıklarına denk gelebilirseniz bu nefis köyü unutulmaz bir deneyimle keşfetmiş olursunuz.

Gjirokaster, Arnavutluk

Arnavutluk’un güneyindeki Gjirokaster, dik bir yamaca yayılan taş evleri ve bölgeye özgü gri taşlarla kaplı karakteristik çatıları nedeniyle “Taş Şehir” olarak anılıyor.

UNESCO Dünya Mirası listesindeki tarihi merkezde Arnavut kaldırımlı dik sokaklar, geleneksel evler ve küçük dükkanların bulunduğu Eski Çarşı çevresi çok otantik. Şehrin üzerinde yükselen Gjirokaster Kalesi ise hem kasabayı hem de Drino Vadisi’ni görebileceğiniz en etkileyici noktalardan biri.

Gjirokaster’in geleneksel mimarisini yakından görmek için 18. yüzyıldan kalma Skenduli House özellikle güzel bir örnek; taş temeli, ahşap işçiliği, odaları ve süslü iç mekanları Osmanlı mimarisini çok güzel bir şekilde yansıtıyor.

Çok iyi şekilde korunmuş Osmanlı dokusu ile Gjirokaster, birçok farklı kültürün izlerini görebileceğiniz, Avrupa’nın en güzel küçük kasabalarından birisi.

 

Dört bir yanı keşfedilecek nefis kasabalarla dolu olan Avrupa şehirlerinde en güzel kasabaları listelemek elbette kolay değil. Fikir vermesi açısından bu yazımızda Avrupa’nın en güzel küçük kasabalarından 10 tanesine yer verdik. Onlarcası arasından hangisine yolunuz düşerse düşsün, çok keyif alacağınızdan, yepyeni keşiflerle ufkunuzun genişleyeceğinden eminiz. Şimdiden çok güzel bir seyahat olmasını diliyoruz!

Yeni ülkelerde, yeni şehirlerde görüşmek üzere.

 

 

More from Farah Samuray

Atina Yeme-İçme Rehberi – Atina’nın En İyi Restoran ve Barları

Atina mutfağı dendiğinde akla ilk gelenlerden birisi kuşkusuz baklava, musakka, cacık tartışmaları....
Read More

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir